KAMERALI GÜRÜNTÜLÜ ÖZLEDE SOHBET ET SENDE KATIL BİZE
RESMİ TIKLA











aşk resimli sözler, resimli aşk sözleri, mutlu aşk sözleri










































insel sohbet, Sohbet odaları, Sohbet sitesi, Chat sohbet, Sohbet kanalları, Bedava chat, Mynet sohbet, Bedava sohbet, Chat odaları.sohbet, sohbet odaları, sohbet net, chat, chat odaları, chat odası, muhabbet, muhabbet odaları.
Kameralı Arkadaşlık, Görüntülü Sohbet OdalarıGörüntülü sohbet sitesi. Görüntülü sohbet odaları ile en kaliteli hizmetler, Sesli Sohbet, Sesli Sohbet Panelleri, Sesli Chat ...Ben bu gönül tezgahında
Aşk dokudum, aşk okudum
Erenlerin dergahında
Aşk okudum, aşk dokudum
Her güçlüğü bile bile
Göznuruyla, sabır ile
Yumak yumak, çile çile
Aşk dokudum, aşk okudum
Bir ömür yana yakıla
Yazdığım sığmaz akla
Acımadım kırkdört yıla
Aşk okudum,aşk dokudum
Sevgi insanlığın özü
Odur aydınlatan bizi
Hak yolunda oldum terzi
Aşk dokudum, aşk okudum. Aşk Aşk Aşk Aşk
Aşk bazen bir heyacan
Aşk korkaklıktır
Aşk salaklıktır
Aşk kahramanlıktır
Aşk deliliktir
Aşk papatya yolmaktır
Aşk çimenlere uzanmaktır
Aşk yıldızları saymaktır
Aşk Aşk Aşk Aşk
Aşk yagmur da ıslanmak
Aşk salıncakta sallanmak
Aşk kırılmaktır
Aşk üzülmek
Aşk bölüşmek
Aşk gülüşmek
Aşk aglamaktır
Aşk Aşk Aşk Aşk
Aşk ilahidir
Aşk sevdalıktır
Aşk uşaklıktır
Aşk aç kalmaktır Ben yürürem yane yane
Aşk boyadı beni kane
Ne akilem ne divane
Gel gör beni aşk neyledi
Gel gör beni beni aşk neyledi
Derde giriftar eyledi
Gel gör beni beni aşk neyledi
Gel gör beni aşk neyledi
Gâh eserim yeller gibi
Gâh tozarım yollar gibi
Gâh coşarım seller gibi
Gel gör beni aşk neyledi
Gel gör beni beni aşk neyledi
Derde giriftar eyledi
Gel gör beni beni aşk neyledi
Gel gör beni aşk neyledi Ayrılık nedir bilir misiniz
Ayrılık kanadı kırık bir kuştur
Ayrılık kavuşmayan varılmayan
Bitmez yollarda yokuştur
Ayrılık hüzündür yalnızlıktır
Ayrılık olmayan sabahın gecesidir
Ayrılık duymayan kulağın sesi
Görmeyen gözün hayat gailesidir
Ayrılık uzaklardan gelmeyen yolcu
Ayrılık gittikçe büyüyen bir çığdır
Ayrılık dili tutulmuş gibi bülbülün
Suskunluğa gömülen çığlığıdırSessiz köşelerin arkadaşı ayrılık
Karanlık gecelerin sırdaşı ayrılık
Umutsuz kişilerin yoldaşı ayrılık
Ayrılmaz ayrılık, sadıktır sevdiğine
Anlamsız cümlelerin öznesi ayrılık
Zamansız bitişlerin gözdesi ayrılık
Oransız sevmelerin yüzdesi ayrılık
Ayrılmaz ayrılık, sadıktır sevdiğine
Zamansız ölüm kadar yakındır ayrılık
Hücum sözüyle kalbe akındır ayrılık
Kaşındıkça kanayan acındır ayrılık
Uğrum sıra giden Boz Atlı Hızır
Ayrılık derdinin dermanı nedir
Şu iki aleme olmuşsun nazır
Ayrılık derdinin dermanı nedir
Sığanmıştır ağca kolda bilekler
Hak katında kabul olsun dilekler
Arş yüzünde secde kılan melekler
Ayrılık derdinin dermanı nedir
Küseyim de ben yarime küseyim
Siyah zülfün mah yüzüne asayım
Kerbela'da yatan İmam Hüseyin
Ayrılık derdinin dermanı nedir
Hani şu dünyanın toprağı taşı
Eskiden dolmuşlar muavinler vardı Ayrılık derdinin dermanı nedir
Şu iki aleme olmuşsun nazır
Ayrılık derdinin dermanı nedir
Sığanmıştır ağca kolda bilekler
Hak katında kabul olsun dilekler
Arş yüzünde secde kılan melekler
Ayrılık derdinin dermanı nedir
Küseyim de ben yarime küseyim
Siyah zülfün mah yüzüne asayım
Kerbela'da yatan İmam Hüseyin
Ayrılık derdinin dermanı nedir
Hani şu dünyanın toprağı taşı
Medeniyet geldi mazide kaldı
Avrupa birliği kapıyı çaldı
Aman dostlar ANKARA ne harika
Ulusta Hisarı Kalesi ne hoş
Anafartalardan adliyeye koş
Atpazarı bakırcılar carşısı
Aman dostlar ANKARA ne harika
Hacıbayrama git yarı hacı ol
Ahrete gideni bu camide gör
Ölüm aklında mı bir kendine sor
Aman dostlar ANKARA ne harika
Ankara, Ankara
Sevgimin miadıydı
Yorgun, ürkek bakışların
Şimdi failisin
Salaş yalvarmalarımın
Maviliğimi çaldın sebebin neydi Ankara
Hülyalardan kâbuslara saldın zorun neydi Ankara
Bekleme sana sitemden başka sözüm yoktur
Gönlüm hazan sızıntılarında
İsyana sebebim çoktur
Ankara, Ankara
Ne sen bana alıştın
Ne de ben sana
Sen sevgiyi uzak bıraktın
Kuytu bir köşende sakladın
Yakıştırmadın bana Göğsümde nefessin İzmir
Gözümde güneşsin İzmir
Aşkların en güzelini
Bulduğum yersin sen İzmir
Canım İzmir güzel İzmir
İnci mercanımsın İzmir
Canım İzmir güzel İzmir
Sevgim nefesimsin İzmir
İstiridye olmuş Ege
Seni saklar gündüz gece Seni düşünüyorum İzmir gecelerinde
Sönmüş ışıklar uyumuş insanlar
Bir ben uyanık birde sokak lambaları yanık
Seni düşünüyorum İzmir gecelerinde.
Seni arıyorum İzmir gecelerinde
Doyumsuz aşklara uzanmak için
Bir ben yalnız birde parlayan yıldız
Seni arıyorum İzmir gecelerinde.
Seni anıyorum İzmir gecelerinde
Sevdamı yüzüne haykırmak için
Bir ben vurgun birde güler solgun
Seni anıyorum İzmir gecelerinde. Sevgi ışık, sevgi hayat
Kâinatın gizi sevgi
Sevgi umut, sevgi murat
Gönlün gören gözü sevgi
Sevgi huzur, sevgi barış
Sevgi ilmek, sevgi nakış
Sevgi gülüş, sevgi bakış
Gönüllerin közü sevgi
Sevgi bahar, sevgi rahmet
Sevgi kazanç, sevgi servet
Sevgi dostluk, sevgi sohbet
Ömrün tadı, tuzu sevgi
Sevgi güneş, sevgi ateş
Sevgi menzil, sevgi yoldaş
Sevgi Yunus, sevgi Bektaş Sevgi büğü gibi tel tel tüllenen
Issız ovalarda acı ruzgardır
Anlar bu duyguyu yasayıp bilen
Yüce dağlardaki eriyen kardır
Sevgi,sevgiliyi en içten sevmek
Gerekirse bu uğurda can vermek
Zor gelir aşığa geriye dönmek
Sevgiden dönmek utançtır ardır
Sevgi zor içinde gücü başarmak
Sevgi aşk yükünü dağdan aşırmak
Sevgi düz ovada yolun şaşırmak
Sevgi beyinde ur yürekte kordur. Annesi Hayat’a ters ters bakıyordu Lokman ile konuştuğu için kızmıştı. Buğra bakışları kendine çekerek
-İşte geldik. Bak teyze gelininde dışarıda bekliyor seni.
-Eee kimin gelini bekleyecek tabii.
Arabadan kahkahalarla inmişler herkesle görüşüp eve girmişlerdi. Herkes oturmuş muhabbet edip Efe’yi bekliyordu özellikle de Betül. Lokman, Buğra ve Hayat koyu bir üniversite muhabbetine dalmışlardı. Nazlı annesiyle teyzesinin yanında oturmuş bir şeyler yiyordu. Nihayet kapı çalmış Efe gelmişti. Efe, İstanbul’da bir fabrika da müdür yardımcısıydı. Babasını kaybettikten sonra annesi ve kız kardeşlerine o bakıyordu. Annesine her ne kadar İstanbul’a gelmesi için dil dökmüşse de annesi memleketinden, Erzurum’dan, kopamıyordu hem kızlarda burada okuyordu.
Betül koşarak kapıyı açmıştı. Efe’ye ilk Hayat sarılmıştı abisini uzun zamandır görmüyordu çok özlemişti. Efe sırayla herkesi öpmüş ve yerine oturmuş konuşmaya başlamıştı:
-Daha önce gelecektim ama işler uzadı ancak bu saate gelebildim. Ee annem yolculuk nasıldı?
-Çok şükür iyiydi evladım. İşlerin nasıl?
-İyi şükür annem ne olsun. Ee kızlar anlatın bakalım ne var ne yok dersler nasıl?
Abisinin sorusunu Hayat duymamıştı çünkü o sırada Lokman ona bir şeyler anlatıyordu ve yan yana oturuyorlardı. Efe bu durumdan rahatsız olmuştu. Nazlı okulu anlatırken Buğra’nın kulağına bir şeyler fısıldadı:
-Lokman’ın Hayat’ın yanında ne işi var Buğra?
-Valla abi Hayat bizim bölümü okumak istiyor ya bizim Lokman da çok seviyor bu bölümü onun hakkında konuşuyorlar başka bir şey değil merak etme.
-Lokman’ı severim iyi çocuktur ama Hayat’a bakışları hoşuma gitmedi.
-Tamam, abi ben uyarırım onu.
Nazlı, abisinin onu dinlemediğini fark edince sinirlenmişti. Efe, Nazlı’nın gönlünü almak bahanesiyle gel mutfağa bak sana ne göstereceğim deyip Betül’ün yanına gitmişlerdi. Efe:
-Nazlı kardeşim benim git bak çantamda size bir şeyler getirdim ben bir su içip geleceğim. Nazlı tamam deyip çıkmıştı abisi ve yengesinin yalnız kalmak istedikleri ortadaydı.
-Nasılsın benim biricik hatunum ne yapıyorsun bakayım?
-İyim bitanem seni çok özledim sen nasılsın? Senin en sevdiğin yemekleri yaptım.
-Immm miss gibi kokuyorlar. Ben bu yemeği yapan elleri yerim. Deyip Betül’ün elini öptü.
-Hadi içeri git Hayat’ı çağır da sofrayı kuralım herkes acıktı.
-Tamam bitanem.
Efe içeri girdiğin de Hayat susmuş Lokman’ı dinliyordu.
-Hayat kalk kızım çok oturdun, acıktık, git sofrayı hazırla.
Hayat ayağı kalkarken Lokman söze girdi:
-Bende kalkayım artık geç oldu.
Buğra kalsın diye ısrar etmişti ama Lokman kapıya doğru yol almıştı bile.
-Yarın yine gel o zaman kızlarla Efe abiyle gezmeye gideceğiz.
-Tamam, gelirim inşallah haydi Allahaısmarladık. Deyip eve doğru yol almaya başladı. Evi çok uzak değildi ama nedense yolu uzatmak, yol boyunca Hayat’ı düşünmek istiyordu. Hayat çok çekici bir kızdı. Hem muhabbetiAdanalı boluda son hazırlıkları yapmıştı berkat hakanı ona verince hakanı bayıltacaklar ve tel örgü le çevirdikleri alana salacaklardı ayılınca av başlayacaktı hakanı köpek gibi öldürecekti ve ölümünü video ya cekip tüm polis kanallarına verecekti heyecandan yerinde duramıyordu bu arada tarhan kuçuk işkencelerle berkantın kardeşine eziyeti sürdürüyordu. kız cağız inliyor feryat atıyor vücüdunda her kesikle acıları daha da artıyordu o güzelim masum vucudu artık bir kesik tarlasıydı ve adamlar her kesikte dahda mutlu oluyorlardı . adanalı berkant için hazırladıgı özel çelik iskemleye baktı elektirik aksamını kontrol etti yavaşca elektirik verecek herbir hucresine eziyet ederken kardeşine atılan kesikleri seyredecekti berkant içinden boğlacak gibi gulmek geciyordu. adanalının ve birazdan hakan burda olacaktı saatine baktı nerede ise 3 saat olmuştu 10 dakıka daha dedi içinden sonra burdalar .
Bekant yolda konuşmuyordu hakan kafasınında dumanlı olmasından dolayı gidilen yön ve hız konusunda kararsızdı ama berkantın ellerine bakınca ellerinin titrediğini yüzünün gerildigini ve sürekli kahretsin dediğini duyuyor anlam veremiyordu ancak bir ara dur dedi
berkant durdu aniden sağa cek dedi berkant istemesede sağa cekti . hakan arabadan indi vagajda berkantın hep taşıdıgı ve gecenin ayazı ıle buz gibi olmuş suyu kafasından boca etti iliklerine kadr dondu ama ayıldı da berkant arabadan inmemiş neden indiklerini dahi sormamış tam tersi hadi abi ya ne duruyoruz adamı kaçıracağız demişti hakan berkant dedi araba arkasından berkant ses vermedi hakan ceketinin içine sakladığı kucuk bir bıcagı ayakkapısının yanına sıkıştırdı berkant normal değildi ve hakan bunu anlamıştı tabancasını kontrol etti berkat dedi tekrar biz nereye gidiyoruz .berkant istemesede cevap verdi boluya beyzanın gecende tutulduğu ev vardı ya oraya hakan sen dedi bu adanalının orda olduğunu nasıl öğrendin berkant haber aldık dedi kimden dedi hakan abi haber aldık işte dedi berkant hakan peki berkant dedi sadece ama bunun sonunda onu ne bekliyordu kafasında kocaman bir soru işaretti vardı artık arab tekrar hızlandı artık 10 daiklalıok bir yol kalmıştı Yorgunum yine.Biraz karmaşık biz kendimizle ilgili yaşamın izlerini de bu kadar çabuk siliyoruz.Doğrusu siliniyor.1992 bu kadar uzak mı? Bana beklide yoğun yaşam zorlu hayat şartlarının sonucu bunlar.bunları neden söylüyorsun derseniz.Düz yazılara bakayım dedim toparlayayım .Sürekli yazardım mektup türünde.Abartmışın diyebilirsiniz yine de gerçek benim özel mektuplarım bile iki nüshadır.Artık mektup kalmadı mektup yazacak kimsede.
Elime bir mektubum geçti .Acaba gönderdim mi?Diye düşünürken ,O mektup karalamalarının arasına yerleştirilmiş imzalı bir şiir.Çok güzel bir şiir ‘ŞAŞKINA DÖNDÜK’ Zeki uluruh ait ve şiiri eklenmiş bir not şairin 12 basılı kitabı basılmıştır.Bazı ünlü şarkıların sözleri Zeki ulunuh ‘aittir.Ne var bunda diyenler olabilir de ben ne zaman karşılaştım.Adıma imzalanmış bu tek sayfada olsa bu şiiri aldım.Sonra gönderip göndermediğimi bilmediğim bu mektubu yazmışım.Bilgilerine yeni internetten baktım.Yaşıyor olmalı.O mektubu paylaşacağım sizlerle zaten konusu pınar ve su.
Merhaba, nasılsınız
Beni bilmem hatırladınız mı? Verdiğiniz telefon numarasından aradım sizi.Açan olmadı. Dedim ki kendi kendime mutlaka şöyle bir dolaşmaya çıktı.Adana’da değişik ve yoğun insanların farkına vardı .Hanım kızınız nasıl? Orada havalar nasıl ? Havaları da sorduğuma göre mektup mektuba benzedi
Ne demiştiniz siz ‘Su içmek için pınarın başında olmak gerek’ O günden sonra hep düşünüyorum.Pınar nerde? Orda mı? Burada mı? Veya başka türlü söyleyeyim.Kitap basıp basıp kitapların dedikodusu yapıldığı orda mı?(Deyim yanlış gibi geldiyse değiştireyim)Yoksa başka başka yerde mi? Peki pınar ordaysa neden insanlar kana kana içmiyorlar.Dahası içmek için çaba harcamıyorlar.Yoksa kimse susamamış mı? Ki insanoğlu berraklığından temizliğin ve o el değmemiş doğallığından emin olsa o pınardan susamamış olsa bile içer.Evet siz söyleyin pınar orda mı? Burada mı? Yoksa hiçbir yerde mi? Uzak bir hayal mi? İnsanlar için.Hayal. Bak bunu hiç sevmedim.Dahası inanmıyorum da.Yolu bilinmez(Veya bizim bilmediğimiz)Uzak yolun ardında.Sarp kayaların ardında kaybolmuş.Bir çorak gibi görünen toprağın içine sinmiş.Hep yeryüzüne çıkmak için çaba harcayan bir yerleri aşındıran,çıkacak bir kovuk bulduğunda biteviye akacak bu pınar var.Bir yerlerde .Bence orda değil.O pınarın yerini bulduğumda,ne kadar zor olsa da,gideceğim kana kana içeceğim
Ne diyorsunuz edebiyat mı parçalıyorum.Boş boş oturmaktansa edebiyat bile parçalamak güzel.Hayır hayır yaptığım edebiyat parçalamak değil. Ben pınarı arıyorum .Bulduğumda tüm insanları çağıracağım.Ben çağırmasam bile kendileri duyup gelecekler ellerinde ki kapları doldurup ulaşamayanlara götürecekler.
Neyse bırakalım bu konuyu .Benim keyfime göre bir pınar bulduğumda söz size haber vereceğim.Ben mi ne yapıyorum .Bırakmışım kendimi hayatın akışına.Yanlış rotaya girmemeye çalışarak.Kendimden prensiplerimden ödün vermeden.Tatlısı az acısı çok bir yaşam.Yine de gücenmeden,ve de yargılamadan hiç kimseyi.İçlerinde kalan zaman zaman yüzlerine yansıyan insanların o güzel yönlerini görüp sevinerek.Yaşıyorum işte.Çoğu zaman yaşadığımın bile farkına varmaksızın.Aklıma düştüğünde pınarı arıyorum.Bir avuç su almak için.Bana,insanlara.
Tükendiğimi yorulduğumu hissediyorum.O zaman uzaklardan bir ses duyuyorum.Su sesi.Diyorum ki bu ses aradığım pınardan geliyor.ha ulaştı ha ulaşacak.Güzel bir şeyler var
Bitmeyecek,
Selamlar
Jale Keskinkılıç
22-12-1992
Not.Yeni yılınızı en iyi dileklerimle kutlar sağlık mutluluk başarılar dilerim.
İşte böyle mektup ve hikayesi.Yorum isterseniz yoruldum.Yeni yazsam bu kadar yorulmazdım.
.Adres var gözüküyor yine de göndermiş miyim bilmem.Zaten pınar pınar deyip durmuşum.Sahi pınar nerede... Şairlerin bile anlatmakta sıkıntı çektiği,şiirlerin duygusunu oluşturan gerçek ötesi,benim sınırlarıma sığmayan uçsuz bucaksız bir çöl kadar büyük ve o çölde tek başına kalmak kadar heyecan verici,korkutucu aynı zamanda bir o kadar da güzel bir macera aşk…
Aşk seni sevmekse,
Her sabah erkenden kalkıp yollara düşmektir.
Gecelere kadar güzelliğini düşlemek ve okula geç kalmaktır.
Gecenin sessizliğini rahatsız edip,o sessizliği bozmaktır.
Seni sayfalarca kağıtla karalamak,onlarca kalem tüketmek,
Ve sonunda yine bomboş bir hayale dalmaktır.
Seni sevmek,
Yurdum sevmek kadar öte bir şeydir.
Dağına,ırmağına,havasına,suyuna aşık olmaktan öte bir şeydir.
Seni sevmek,
Evime çıkan her yokuşlu yolu sana kavuşcam umuduyla koşar adımlarla çıkmak gibidir.
Dağlarda tek başına kalmış bir kır gelinciğini sana getirmektir,doğayı hiçe sayarak.
Senin uğruna günah işlemektir bile bile.
Senin için müebbet habis giymek gibidir,uzak olduğun her an acı çeker gibi.
Seni anlatmaktır herkese yasak dilimle,imkansıza bıraktığım şiirlerimle…
Aşk senin için bunları yazmamı sağlayan duygularımı çalan bir hırsız gibi.Aşk,halden anlamaz hayırsızlara inat seni haykırabilmek gibi.Aşk okyanusun ortasına düşmüş bir kibrit çöpünü aramak kadar zor ve ben gibi bir adamı değiştiren bir duygu.Aşk beni çalan bir duygu.Aşk beni benden alan sana getiren bir araç.Aşk sana çıkan bir yol.Aşk sen…
GERÇEKTE OLAN AŞK’MI,SAYGIMI ?
Aşk içi boş bir kavanoza dönmektir..
Kapağın açıldığında,
içine koymak istediğin düşüncelerle dolar.
Dalgın olursun,eğer tökezlersen,
kavanoz düştüğü gibi, camkırıklarıyla dağılır hayallerin.
Toplamaya kalkarsan heryerin kesik acılarla kalır.
Birde saygı vardır, bu aşk değildir.
Seversin ama tenini tarif etmekte zorlanırsın.
Aşk ten’e dir,hevesi geçicidir.
Çünkü sevdiğin ten değil,tenin içindeki ruh olmalıdır.
Ben’de senin ruhunu seviyorum demek lazım.
kutup güldane.şairin kırık kalemi.-Bu, dostumuza gönderdiğimiz bir mektup idi. Defterde, yanlışlıkla deneme kısmına işledik(üzerinize âfiyet, biraz teknik özürlüyüz). Düzenperestliğin gereğini yapıp, mevcût yazıyı, mektup kısmına alıyorum. Yazıyı daha önce okuyanlar, yazıyı bir daha beyhûde okuyup bize gücenmesinler. Ki bence bu yazının hâkkı bir kere okunmaktır.
Kıymetlim,
Artık ruhuna bir yol bulmalısın!
Bir damar çatlamalı sende! Bir kangren var seni saran, ruhunu sarartan; kesmelisin artık!
Tozlanmış bir metafizikle mi bulacaksın O’nu?
Sonsuzluğun ur bağlamış, kemiriyor seni;
sonsuzluktan sessizliğe, sonluluğa götürüyor seni, engel olmalısın!
Hesaplaşmaktan mı korkuyorsun? Peki ama böyle mi devam etmeli?
İçinde kol gezen şeytanların evlatlığını reddetmek bir ihanet midir sence?
Bir var, bir yok olmanın benliği kaypaklaştırdığını;
bazen bir cesâret, bazen bir korku nöbeti olduğunu;
bunların, hayatın, güneşin doğup batmaktan ibaret olduğu zamanda olabilir
fakat ölçülerin mantığı, mantığın aklı vurduğu dönemlerde
olmaması gerektiğini algılamalısın!
Yol tek!
Ya cesûrsun ya da korkak. Bunlardan birinin sende yaşaması;
her ikisinin aynı anda sende yaşamasından daha iyidir.
Çünkü cesûrsan tavrın nettir.
Yükselirsin, yüceltir seni bu cesaret.
Veya korkaksan, temkinlisin ve belki de asilcedir bu korkaklık.
Net bir karar vermelisin!
Bu karar seni yükseltebilir ki bulutlara yuva yapar,
yağmurlarla yağar, buharlarla yerine dönersin.
Bu kararın pekâla seni alçalta da bilir ki o zaman lav u magmalara düşersin. Vücudun yanar lâkin kararlı bir ruh asla yanmaz!
Ama bir orada,bir burada olmak seni meskensiz kılar.
Ne huzurun hazzını, ne de acının damarını yakalayabilirsin.
Yalnız anlamsızlığın acısını çekersin ve hüznünün kime hizmet ettiğini bilemezsin, bulamazsın.
Kararsız kalmış, taraf belirleyememişlerin çektiği acılar asilce olamaz,
soylu değildir; çünki neyin efendisi, kimin kölesi olduğunu bilemez tavırsızlık…
Bu yağmur sellerinin İsa’nın gözyaşları olduğunu,ve İsa’nın, hâline senin için ağladığını biliyor musun?
Şimşekler çakanda ne kadar da heybetliydi Meryem oğlu!
Baktığım her şeyde onu görüyorum diyen Hallaç’ın o gördüğü şeyler içinde seni de gördüğünü tasavvur edebiliyor musun?
İbn-i Arâbî’nin gördüğü “bütün”de sen de yok muydun?
“Ne olursan ol gel!” diyen Hazreti Pir’in çağrısı kulağına değmedi mi?
İçinde yankılanmadı mı?
Ruhunu dinleyip,”beni çağırıyorlar, gitmeliyim, elveda her şey! Hoş geldin ey anlam! Kırılgan acılar bitti, derûnî çileler başladı” diyebildin mi? Saîd senin için Cehennem’de yanmaya razı oldu, Saîd’in ateşini söndürmek için ne kadar ağladın?
Yeter artık ağlatma İsa’yı!
İncitme budanmış Hallac’ı!
İbn-i Arabi’nin “bütün”ünü bozma, Muhyeddin’i felsefesiz bırakma!
Ateşine su ver Saîd’in, bir parça da sen yan!
O’na inanmalısın! Bağlamalı o seni; aşkın, ödevin olmalı.
Unutma ki senin hamurun O’ndandır.
Karar ver, O sana bir peygamber şekli versin.
Düşünceyle oynaş, kelimeleri oynat,
şiirin ilhamına gir, eskilerine çizgi çek, yenilerini bul.
Ne Cennet! Ne Cehennem!
Hissetmek için, içine doldurmak için O’nu bul,
O’nu bulduğuna şükret ve ağla!Uçak, gemi, tren, bir araba fark etmez
Bu yolu hiç dert etmez, kalbim kalbim
Küçük ya da büyük bir bavul hiç fark etmez
Anıları dert etmez, sildim sildim
Tam şu anda çıkmalıyım
Sonra belki geç kalırım, geç kalırım
Çok geç kalırım, tabi ŞimdiGideceğim tek yer havaalanı
Bana lazım yeni yaşam alanı
Gözünün önünden uçup giderek
Nasıl söndürdüm bütün havanı
Gideceğim tek yer havaalanı
Bana lazım yeni yaşam alanı
Sözümde durupta çekip giderek
Nasıl söndürdüm senin havanı
Safak Şafak sökerken ellerin elimde olsa Gözlerin güneş parlaklığında gözlerimi ısıtsa Dudakların dokunsa dudaklarıma Şafak sökerken sen olsan yanımda Dursa o an dursa zaman geçmese bu an Bir nefes bir nefes alsam Bir tek senin için sana doğsam Vatanım gibi sevdim seni.. İçinde fırtınalar kopsada bana doğru kendini zincirlemişsin sen… Bir gururun omuzlarına kırmak [...]
Çığlık atsam kopacak bir kıyamet
İçimde dursan kalsan öylece
Bune sır bune aşk bune alamet
Ne olur sus sakın bir söz söyleme
Kal gitme dur bende sessizce
Çıkmasada sesin değmesede ellerin
Yaşanmaz sanma bak gözlerime
Sen benim canım sen benim herşeyimsin
Gel uzakta olsanda gel canımdasın sen
Gözlerim eellerim yüreğim herşeyimle seninim
Bir bahar mevsimi kadar güzelsin sen
Bir kelebeğin çiçeğe konması gibi zarif
Bir gözdamla yaşın ateşlerde yakar beni
Güler yüsünden bir damla yaş söndürür ateşimi
Sen gül kokuşlum gel sevgilim birtanem
Ben yanarım sen gelki hç sönmeyeyim…Yarınım sen olmalısın İnsanım.. Eni sonu sustururum içimdeki acıyı Dindirebilirim yangınlarımıda yaramı saramamki Ne ilk ne son deyip alışamam ki teselli bulamamki Bilirim dertlerin yeriyim acıların abisiyimde Ya son değilse mutlu olmaya bahane bulamamki Hani nefes almaktın ahni yaşmaktın Herşeye gücüm yeterde sensiz yaşayamamki Bu kalp seni unuturmu hiç.. Sonra rahmeti tutma acıları unutmaZamanımı… Sarılıp bırakmamak değilmiydi sözümüz Ölüme feman okuyp inadına sevmek değilmiydi Yemin edip gözlerimin içine baka baka gitmek .. Hangi kitaba sığardı içindeki delikanlılık Mülteciyim artık gülmeye mutluluğa Bir çocuk tadında yaşamak isterdim oysa Söz vermiştim ben hala sözümdeyim Burdayım bıraktığın yerdeyim sendeyim daha Sen uykuda tatlı rüyalarda yaşarken Ben ben yollarını Tırnağımsın. Bir tırnak düşün parmağından ayrılmayan Düşünki yüreğin sızlasın.. Kesip kopardıkça söktükçe yerinden tırnağı.. Sızlasın heryerim sök sök ki tekrar sana uzasın .. Yüreğim sızlasın sök .. Bir tırnak düşün parmağından ayrılmayan Söktükçe sana uzayan işte ben senin tırnğınım.. Hadi sök sök ben senin parmağınım .. Düşünki yüreğin sızlasın… Sök.. Ben senden ayrılamam.. Gelki yüreğimÇaresizliğim benim Korkularım sarıyor bedenimi … Gözlerimden düşen bin parça.. Sızlamalar baş kaldırıyor yüreğimde.. Çare ararken çaresizlikler içinde kayboluyorum.. Tek çıkış yolum… Uzaktan uzağa bir gülüşün yetecek… Her türlü hüznü silip götürecek kasım ayına girerken Soğuk rüzgarlara bir kalkan olup.. Bir gülüşün ısıtacak.. Şimdi yoksun bir uzak şehirdesin.. Ve kimbilir ne düşüncelerdesin.. İfadesizliğimdir belkGülüşlerim sana ait Dokunamadımya doyası gülüşlerine.. Bakamadımya kaybolup gideceğim gözlerine Kıyamadımki üzülür ağlarsın diyee susmaya.. Diyemedimki sana gönlümün sulatnısın sen.. Geleceğimin umutlarımın feryadısın sen.. Sevdim sevdim ama hiç gizlemedim sana herşeyimle.. Seni seviyorum birtanemsin dedim… Tüm gururumla tüm medeniyetimle en tatlı halimde.. En kötü en hüzünlü anımızda bile sana seni seviyorum… Dedim diyorum ve haladaGülüşlerim sana ait Dokunamadımya doyası gülüşlerine.. Bakamadımya kaybolup gideceğim gözlerine Kıyamadımki üzülür ağlarsın diyee susmaya.. Diyemedimki sana gönlümün sulatnısın sen.. Geleceğimin umutlarımın feryadısın sen.. Sevdim sevdim ama hiç gizlemedim sana herşeyimle.. Seni seviyorum birtanemsin dedim… Tüm gururumla tüm medeniyetimle en tatlı halimde.. En kötü en hüzünlü anımızda bile sana seni seviyorum… Dedim diyorum ve halada Çaresizliğim benim Korkularım sarıyor bedenimi … Gözlerimden düşen bin parça.. Sızlamalar baş kaldırıyor yüreğimde.. Çare ararken çaresizlikler içinde kayboluyorum.. Tek çıkış yolum… Uzaktan uzağa bir gülüşün yetecek… Her türlü hüznü silip götürecek kasım ayına girerken Soğuk rüzgarlara bir kalkan olup.. Bir gülüşün ısıtacak.. Şimdi yoksun bir uzak şehirdesin.. Ve kimbilir ne düşüncelerdesin.. İfadesizliğimdir belki Tırnağımsın. Bir tırnak düşün parmağından ayrılmayan Düşünki yüreğin sızlasın.. Kesip kopardıkça söktükçe yerinden tırnağı.. Sızlasın heryerim sök sök ki tekrar sana uzasın .. Yüreğim sızlasın sök .. Bir tırnak düşün parmağından ayrılmayan Söktükçe sana uzayan işte ben senin tırnğınım.. Hadi sök sök ben senin parmağınım .. Düşünki yüreğin sızlasın… Sök.. Ben senden ayrılamam.. Gelki yüreğim Zamanımı… Sarılıp bırakmamak değilmiydi sözümüz Ölüme feman okuyp inadına sevmek değilmiydi Yemin edip gözlerimin içine baka baka gitmek .. Hangi kitaba sığardı içindeki delikanlılık Mülteciyim artık gülmeye mutluluğa Bir çocuk tadında yaşamak isterdim oysa Söz vermiştim ben hala sözümdeyim Burdayım bıraktığın yerdeyim sendeyim daha Sen uykuda tatlı rüyalarda yaşarken Ben ben yollarını Yarınım sen olmalısın İnsanım.. Eni sonu sustururum içimdeki acıyı Dindirebilirim yangınlarımıda yaramı saramamki Ne ilk ne son deyip alışamam ki teselli bulamamki Bilirim dertlerin yeriyim acıların abisiyimde Ya son değilse mutlu olmaya bahane bulamamki Hani nefes almaktın ahni yaşmaktın Herşeye gücüm yeterde sensiz yaşayamamki Bu kalp seni unuturmu hiç.. Sonra rahmeti tutma acıları unutma vaktidir
Xat odasına Takılan arkadaslarımız bilir ve bir cok kisi ‘de kendi sohbet odasını daha cok kisi gelmesini ister aslında bot diye bisi yoktur o gördunuz cok onlineli siteler de buyuk sitelere chat odalarını koymaları ile gelmek tedirler eyer sizden kontör karsılı bot atalım diyenlerede kesinlikle kntr gondermeyiniz. Sadece dedigim gibi buyuk sitelere chat odalarını koyuyorlar isimsiz nıck siz misafirlerin gelmesiyle popülere cıkabiliyorlar herkese basarılar !
Şekilli XAT Nickleri, XAT Nickleri
۩ஜ۩ஜۣۣۜ๘۩ஜ ░░▒▓███(BURAYA YAZMAK İSTEDİĞİNİZ YAZI GELECEK)▓░░▒▓███_ ۩ஜ۩ஜۣۣۜ๘۩ஜ
●█_►61●(BURAYA YAZMAK İSTEDİĞİNİZ YAZI GELECEK)●61
__؟[★][★]☆▓██•ו╚►•×╚(YAZMAK İSTEDİĞİN YAZI BURAYA GELCEK)╗ו◄_╝•ו▓██☆[★][★]_►
ҳ̸Ҳ̸ҳ๑__●●●_▬▬▬►_(BURAYA YAZI GELCEK)_◄▬▬▬_●●●__ҳ̸Ҳ̸/_
ஐ◄███_ ▓▒░░(buraya yazı gelcek)░░▒▓█ ¤_██►ஐ
██╬╬╬╬╠__►(buraya yazı gelcek)◄__╣╬╬╬╬██_
๑ஐ◄███▓▒░__(buraya yazı gelcek)_๑ஐ◄███▓▒░ ڪے~_~
████████████████►(buraya yazı gelcek)ڪ◄████████████████████████
◄█╪♥╬►_(buraya yazı gelcek)__◄╝╬♥♥■|●
»- -»(buraya yazı gelcek)»- -»
█╪♥╪█(buraya yazı gelcek)█╪♥╪█╪╪╪╪╪╪╪╪╪
ҳҲҳ►►♥ムレo刀乇_(buraya yazı gelcek)_丂乇尺丂乇尺i♥◄◄ҳҲҳ
ஐ◄███▓▒░░_(buraya yazı gelcek)_░░▒▓███►ஐ
◦•·.·°¯°_·) »_(buraya yazı gelcek) _« _ ____
╚►♥►▄▀▄▀▄►_╙x╜╓x╖╙x╜_◄▄▀▄▀▄►♥◄╝('x' li olan yerlere yazı gelcek)
╬_∕∕∕∕∕═╪_ ™_(buraya yazı gelcek)_™ _╪═∕∕∕∕∕∕_╬_╙ع×ث╜CYD♥♥╜
٠•●●•٠•●(burya yazı gelceq)•●●•٠•●●•
♥♥♥◄███▓▒░░♥(buraya yazı gelcek)♥░░▒▓███►♥♥♥
◄██●█▄▄▄▄▄▄▄(burya yazı gelcek) ▄▄▄▄▄▄▄█
